Ben Leftere yetiştim, Basri ağabey ile beraber oldum. Ercan ile birlikte Can Bartu ile araba muhabbetleri yaptık. Lefter, basri, Can doğma büyüme fenerlidirler. Rahmetli babamın arkadaşı küçük Fikreti sayamıyorum çünkü beraberliğim olmamıştır.
Şimdi gelelim Aykut Kocamana, sadece 8 senelik Fenerli. Oğuz ile birlikte takımda Sakarya hizip'inin bir parçası. Ali Şen'in en doğru hareketlerinden biri onları göndermek. Teknik Direktörlükte hiç bir başarısı yok. Zaten herne hikmetse FB hariç isteyende yok. Geçen sene hilkat garibesi bir Gn. Mng.'lik vasfıyla, her ne kadar pek sevmesemde, Daum'u çeşitli ayak oyunlarıyla yedikten sonra FB teknik direktörlüğüne geldi. Şimdi ilk hedefi futbol kültürü, bilgisi, görgüsü çok fazla olan Alex De Souza' yemek. Alex şu anda Aykuttan sadece iki yıl daha eksik Fenerli. 2004 yılında geldi, hizipçi Aykut yemezse, Fenere gelmiş geçmiş en faydalı futbolcu olmaya devam edecek. Aykut'un başarılı olma şansı, eğer A. Yıldırım kesenin ağzını açmazsa, hele Lugano arızaya gelirse sıfır. Rıdvan Dilmen gibi futbol zekası Aykut'tan katbekat üstün birinin başarısız olmadan FB'den gönderildiğini düşünürsek, Şu anda bile Young Boys rezaletinden sonra Aykut'a arka çıkmak tuhaftır.
FB seyircisi ikinci hafta Trabzonspor faciasından (büyük ihtimal) sonra gereğini yapacaktır ama ben şimdiden bu şartlar altında 66 senelik FB'liliğimi donduruyorum.
8 Ağustos 2010 Pazar
6 Ağustos 2010 Cuma
Bugün sondur. Bütün yerli, bir kısım yabancı yayınları takibimin son günüdür. Artık gazetelerin önce spor, sonra magazin ve en sonundada günlük haberlerine şöyle bir gözatacağım okadar. Zira okudukça insan zaten iyi olmayan durumu kendi kendine komplo teorileriyle süslüyor ve benim gibi tepkisiz insanı bile paranoyak bir hale getiriyor.
Buyrun;
YAŞ'ta son durum 1977 Demirel hükümetindeki durumu çok hatırlatıyor. O durum ki emekliliğini bekleyen Evren paşanın önce KKK sonra Genel Kurmay Bşk. olmasını sağlamıştı. Dahası o zaman olduğu gibi bu 30 Ağustos'u da komutansız geçirebiliriz.
Komplo teorisi ve paranoya dedik ya; gelelim dışarıya. Dün KUDO, bugün başka bir teori.
Son günlerde en fazla PKK hareketi hangi bölgelerde görülüyor? Akdeniz ve Karadeniz. Her iki bölgenin ortak yanı ne? Herikisinin denizlerinde muazzam doğal gaz kaynakları var. Karadeniz biliniyordu ama yeni bulgular, Doğu Akdenizde Lübnan ve Gazze açıklarında büyük rezervler olduğunu gösteriyor. Bu durum başta ABD ve diğer güçlerin iştahlarını kabartıyor. Ayrıca yalnız rezerv değil petrol ve doğalgaz geçiş yolları olması açısındanda çok önemli olan Karadenizde istediği gibi at oynatamamak ABD'yi kızdırıyor. Türkiye ise çıkarlarına daha uygun olan Rusya ile yakın safta.
Gelelim Akdenize; Yahudı lobisi ABD'yi İran'ı bir an önce vurma konusunda sıkıştırıyor. Bu arada Ahmedinejad, ellerinde İranın 3 ay içerisinde vurulacağına dair bilgiler olduğunu söylüyor.
Peki bu gerçekleşirse İsrail katılmayacak mı? Katılırsa hava sahamız onlara kapalı ve o yoldan geçme zorunluluğu varsa ne olacak?????
Belki yarın son bir aydır süren konfederasyon kavgaları ile bir iki şey söylerim, ama ondan sonra tövbe! GelsinDünya Basketbol şampiyonası, gitsin Aykut kocaman ve cidden FB'nin hali. Bunlar yetmezse tek içki eşliğinde müzikle ruh dinlendirmece.
Buyrun;
YAŞ'ta son durum 1977 Demirel hükümetindeki durumu çok hatırlatıyor. O durum ki emekliliğini bekleyen Evren paşanın önce KKK sonra Genel Kurmay Bşk. olmasını sağlamıştı. Dahası o zaman olduğu gibi bu 30 Ağustos'u da komutansız geçirebiliriz.
Komplo teorisi ve paranoya dedik ya; gelelim dışarıya. Dün KUDO, bugün başka bir teori.
Son günlerde en fazla PKK hareketi hangi bölgelerde görülüyor? Akdeniz ve Karadeniz. Her iki bölgenin ortak yanı ne? Herikisinin denizlerinde muazzam doğal gaz kaynakları var. Karadeniz biliniyordu ama yeni bulgular, Doğu Akdenizde Lübnan ve Gazze açıklarında büyük rezervler olduğunu gösteriyor. Bu durum başta ABD ve diğer güçlerin iştahlarını kabartıyor. Ayrıca yalnız rezerv değil petrol ve doğalgaz geçiş yolları olması açısındanda çok önemli olan Karadenizde istediği gibi at oynatamamak ABD'yi kızdırıyor. Türkiye ise çıkarlarına daha uygun olan Rusya ile yakın safta.
Gelelim Akdenize; Yahudı lobisi ABD'yi İran'ı bir an önce vurma konusunda sıkıştırıyor. Bu arada Ahmedinejad, ellerinde İranın 3 ay içerisinde vurulacağına dair bilgiler olduğunu söylüyor.
Peki bu gerçekleşirse İsrail katılmayacak mı? Katılırsa hava sahamız onlara kapalı ve o yoldan geçme zorunluluğu varsa ne olacak?????
Belki yarın son bir aydır süren konfederasyon kavgaları ile bir iki şey söylerim, ama ondan sonra tövbe! GelsinDünya Basketbol şampiyonası, gitsin Aykut kocaman ve cidden FB'nin hali. Bunlar yetmezse tek içki eşliğinde müzikle ruh dinlendirmece.
5 Ağustos 2010 Perşembe
Dünden devam
Bu şirket (KUDO) igal öncesi Irakta iş yapmakla ve gizli eğitim kampları kurmasıyla gündeme gelmiştir.Aynı zamanda işkenceli sorgularıyla gündeme gelen ABD özel güvenlik şirketi Dilligence ilede ilişkidedir..An ladığım kadarıyla şirket İsviçre kayıtlı İsrail'de mukim. Barzani ile bağlantıları ise eski Alman istihbarat şefi Berndt Schıdbauer. İlgili başka önemli isimde, CIA'nın eski yetkilisi, aşırı israil yanlısı Woolsey. Michaels'in Türkiye bağlantıları, adres ve telefonları var. Bu arada yine U Talu bilgisi 2006 BBC kaynaklı haberde, röpörtaj yapılan bir İsrailli asker Türkiyeden Irak'a pasaportsuz geçirildiklerini söylüyor. Geçiren kim meçhul.Şimdi, isimde manidar, Dört Yolda Amerika İsrail Barzani ile Türkiye karşılaşıyor.
Ben PKK, Barzani, Kuzey Irak sürecinin Amerikalı radikaller ve Yahudi lobisi tarafından Amerikan askerinin Irak yolu olarak Anadoluyu kullanamaması bahanesiyle başlatıldığına inanıyorum. Eğer bu bilgiler detaylandırılır ve kesinleşirse, birilerinin taşeron değil yardımcı başrole soyunduğu görülebilir.
Onu okuyup bu bilgilere ulaştığım için Umur Talu'ya teşekkürler.
Ben PKK, Barzani, Kuzey Irak sürecinin Amerikalı radikaller ve Yahudi lobisi tarafından Amerikan askerinin Irak yolu olarak Anadoluyu kullanamaması bahanesiyle başlatıldığına inanıyorum. Eğer bu bilgiler detaylandırılır ve kesinleşirse, birilerinin taşeron değil yardımcı başrole soyunduğu görülebilir.
Onu okuyup bu bilgilere ulaştığım için Umur Talu'ya teşekkürler.
4 Ağustos 2010 Çarşamba
Nereden nereye
Baldır adalem bir gün tenis oynayıp bir hafta oynama izin vermediği için hayatımda önceliğim olmayan politikaya merak sardım. Bugünde genç kulüp arkadaşlarımın sabahın bir saatinde telefonlar edip, abi değil tenis kulübe bile gidilmez deyince anladım. Kibarcana yaşlı ve kalp problemi olanlar sokağa çıkmasın diyorlar. Onlarla bu konuyu görüşeceğim, ama bir yere çıkmayınca merak ettiğim Mavi Marmara, İskenderun, İnegöl, Dörtyolu biraz araştırayım dedim.
Bütün yakınlarım bilir; yahudileri pek sevmem ama araplara sevgisizliğimde onlardan çok az değildir. Ama bazı bilgiler komplo teorileri olabilsede incelemeye değer.
Umur Talu'nun yazdığı gibi, ABD'nin muhafazakar sitesi WorldNetDaily İskenderun ile ilgili KUDO'ya atıf yaptı KUDO açılımı, Kurdistan Development Organisation. Kurucusu bir Kürt değil, Shlomi Michaels ve ortağı eski mossad şefi Dany Yatom. Barzani ailesinin de KUDO ile Türk müteahhitlerinin inşa ettiği Erbil havaalanı ihalelerinden %20 (60 milyon dolar)lık bir anlaşma yaptığı KUDO'nun bir ortağına dayanılarak söyleniyor.
Bunları yazarken biryandanda müzik dinliyordum. bunları yazmaya L cohen'in DEAR HEATHER albümünün sonuna kadar devam edebildim. Ama Tom Waits'in Small Change'si bitip Burma Shave'si başladığında bütün önce yazdıklarım manasız geldi.
Şİmdi sadede gelelim; eğer dinlemedinizse Cohen'in bildiğim kadarıyla son albümü olan Dear Heather'den Villanelle For Our Time ve ToA Teacher parcalarını dinleyin. Ayrıca Tom Waits'den Tom Traubert's Blues'i muhakkak dinleyin. Esas adı Waltzing Matilda bu kadar değişik söylenebilir mi? Bu arada bu manyak müzik Fulyaya seneler önce enteresan gelmemi sağlayan müziktir.
Unuttum zannetmeyin, yukarıdaki konuya müzikten fırsat bulursak devam edeceğiz.
Eyvah Blue Valentines başladı. Bu gidişle çoktandır ilk defa müzikle içki olmamasına rağmen sabahlayacağız.
Bütün yakınlarım bilir; yahudileri pek sevmem ama araplara sevgisizliğimde onlardan çok az değildir. Ama bazı bilgiler komplo teorileri olabilsede incelemeye değer.
Umur Talu'nun yazdığı gibi, ABD'nin muhafazakar sitesi WorldNetDaily İskenderun ile ilgili KUDO'ya atıf yaptı KUDO açılımı, Kurdistan Development Organisation. Kurucusu bir Kürt değil, Shlomi Michaels ve ortağı eski mossad şefi Dany Yatom. Barzani ailesinin de KUDO ile Türk müteahhitlerinin inşa ettiği Erbil havaalanı ihalelerinden %20 (60 milyon dolar)lık bir anlaşma yaptığı KUDO'nun bir ortağına dayanılarak söyleniyor.
Bunları yazarken biryandanda müzik dinliyordum. bunları yazmaya L cohen'in DEAR HEATHER albümünün sonuna kadar devam edebildim. Ama Tom Waits'in Small Change'si bitip Burma Shave'si başladığında bütün önce yazdıklarım manasız geldi.
Şİmdi sadede gelelim; eğer dinlemedinizse Cohen'in bildiğim kadarıyla son albümü olan Dear Heather'den Villanelle For Our Time ve ToA Teacher parcalarını dinleyin. Ayrıca Tom Waits'den Tom Traubert's Blues'i muhakkak dinleyin. Esas adı Waltzing Matilda bu kadar değişik söylenebilir mi? Bu arada bu manyak müzik Fulyaya seneler önce enteresan gelmemi sağlayan müziktir.
Unuttum zannetmeyin, yukarıdaki konuya müzikten fırsat bulursak devam edeceğiz.
Eyvah Blue Valentines başladı. Bu gidişle çoktandır ilk defa müzikle içki olmamasına rağmen sabahlayacağız.
Anılar
Dün gece bir şeyler okumak için kütüphaneyi karıştırırken, ne zamandır bakmadığım "the centenary encyclopedia of automobiles" gözüme takıldı. Şöyle bir bakayım dedim ve tabii hatıralar canlandı. Amcamın Ford Consul'u, babaannemin '51 model Buick Super Eight ve daha sonra hızından dolayı çok sevdiğim '53 Oldsmobile 88'i. Daha sonra ilk arabam olan '54 jaguar XK 140. Le Mans 24 saat kazanmış tam bir spor araba idi. Hala sattığıma pişmanımdır.
Ama bütün bunlar arasında benim için çok özel yeri olan ve hiç unutmadığım bir otomobil var; ilk kullandığım babamın arabası, Citroen 7CV. CV cheveu vapour yani buhar beygir gücü manasına geliyor. Dünyada devrilmeyen araba olarak şöhret yapmıştı ve bizimkininde Anadolu yakası kızları arasında epey şöhreti vardı. Şimdi olmayan Bağdat caddesi Göztepe ışıklarındaki, Sami abi'nin Türk Petrolundan 250 Krş.lik (benzinin litresi 25 Krş idi) benzin alır, kendimizi gidiş geliş olan Bağdat caddesinin sakin, asude yollarına atardık.
Hiç unutmadığım birşeyde, kızlı erkekli 7 kişi Şileye denize gitmemizdir.
Sadece genç olmak için değil , ama o günlerin Kadıköyünü yaşamak için neler vermezdim bilemessiniz.
Ama bütün bunlar arasında benim için çok özel yeri olan ve hiç unutmadığım bir otomobil var; ilk kullandığım babamın arabası, Citroen 7CV. CV cheveu vapour yani buhar beygir gücü manasına geliyor. Dünyada devrilmeyen araba olarak şöhret yapmıştı ve bizimkininde Anadolu yakası kızları arasında epey şöhreti vardı. Şimdi olmayan Bağdat caddesi Göztepe ışıklarındaki, Sami abi'nin Türk Petrolundan 250 Krş.lik (benzinin litresi 25 Krş idi) benzin alır, kendimizi gidiş geliş olan Bağdat caddesinin sakin, asude yollarına atardık.
Hiç unutmadığım birşeyde, kızlı erkekli 7 kişi Şileye denize gitmemizdir.
Sadece genç olmak için değil , ama o günlerin Kadıköyünü yaşamak için neler vermezdim bilemessiniz.
3 Ağustos 2010 Salı
2004 te çekilmiş olan Fahrenheit 9/11 filmini şimdiye kadar önemseyip seyretmediğim için pişmanım. Film Amerikanın Irak savaşının gerçeklerini gösteren bir dokümanter. Öyle bir dokümanter ki işin iç yüzünü, büyük şirket CEO larının onca kayıplara ve yerel halk sefaletine rağmen edilecek karlar dolayısıyla verdikleri keyifli beyanatları, ve Bush'un elit tabir ettiği zenginlerle düzenlediği finans yemeklerini yorumsuz gözler önüne seriyor.
Film Digitürk'te oynuyor seyretmediyseniz lütfen seyredin. Hele son 15 dakikası bizi hatırlatan bir ibret vesikası. Yapımcı Amerikan senatosunun 535 üyesinden sadece birinin çocuğunun Irakta olduğunu öğrendikten sonra, senatörlere ordunun tanıtım/reklam broşürlerini vermeye çalışması ve aldığı reaksiyonlar görmeğe değer. Askere gönüllü gidenlerin sosyal durumu ve imkansızlıktan gönüllü oluşları bana yaşam yerleri, durumları ve Amerikalılıkları açısından orta okuldaki orta Amerikalı hocalarımı hatırlattı. Şimdi onları daha çok sevdim. Onlarda bizim gibi milliyetçiydiler.
Film Digitürk'te oynuyor seyretmediyseniz lütfen seyredin. Hele son 15 dakikası bizi hatırlatan bir ibret vesikası. Yapımcı Amerikan senatosunun 535 üyesinden sadece birinin çocuğunun Irakta olduğunu öğrendikten sonra, senatörlere ordunun tanıtım/reklam broşürlerini vermeye çalışması ve aldığı reaksiyonlar görmeğe değer. Askere gönüllü gidenlerin sosyal durumu ve imkansızlıktan gönüllü oluşları bana yaşam yerleri, durumları ve Amerikalılıkları açısından orta okuldaki orta Amerikalı hocalarımı hatırlattı. Şimdi onları daha çok sevdim. Onlarda bizim gibi milliyetçiydiler.
1 Ağustos 2010 Pazar
Pazar
Dün klüpte benimle ilgili bir anektodu anlattılar. Arkadaşlar otururken, genççe bir hanım sormuş; yahu demiş, Basri bey yaşlı başlı adam ama hepiniz onun etrafına toplanıyorsunuz, çiftlerde takımları o düzenliyor, kimle isterse oynuyor filan demiş. Orada bulunan 55 yaşlarındaki sporcu çok sevdiğim bir kardeşim cevabı şu fıkra ile vermiş.
Hanımın biri papağan almak için dükkana girmiş. Çok güzel çok parlak tüylü bir papağan istiyorum demiş. beğendiği birinin fiyatını sormuş, 1000TL, başka birtane 3000TL diğeri, 5000TL en sonunda kenarda mat tüylü yaşlı bir papağan görünce peki bu kaç para demiş. Dükkan sahibi 30000TL deyince şaşırmış ve onca güzel kuş yanında bunun fiyatı niye böyle demiş. Dükkan sahibi şu cevabı vermiş; Hanımefendi görünüşü bilmem ama bütün papağanlar o ne derse yapıyorlar demiş.
Duyunca önce ben okadar yaşlımı gözüküyorum diye küfür edecekken sonra gururum okşandı.
İnsan emekli de olsa eski alışkanlık, Pazar miskinlik günü. Sabah bir tomar ilacımı aldıktan sonra kahvaltı edip gazetelere göz gezdirdim. Pazar gazeteleri en sevdiklerim, zira gazetelerde Pazarları biraz daha gevşek, daha ılıman oluyorlar.(En azından benim okuduklarım) Eli kılıçlı köşe yazarları bile biraz insani, biraz laylaylom yazılar yazıyorlar. Bugün beni çok gururlandıran, bir Türk ve Türk asıllı kız sporcumuzun 110 engellide Avrupa şampiyonu olması oldu. Arada, bunca karanlık gündem arasında, böyle şeyler insanın içini aydınlatıyor.
Sevgili sapık köşe yazarım Serdar Turgut' tan bir site öğrendim. http://www.deathclock.com/. Büyük ihtimal benim dışımda herkes biliyordur ama işin özü şu; siteye girip yaş ve diğer alışkanlık, bedensel bilgilerinizi veriyorsunuz, site size ölüm tarihinizi ve kaç saniye ömrünüz kaldığını söylüyor. Hiç bir ilmi değeri olmasada insanın ekranda azalan saniyelerini seyretmesi ilginç.
Şimdilik herkese uzuuuuun saniyeler.
Hanımın biri papağan almak için dükkana girmiş. Çok güzel çok parlak tüylü bir papağan istiyorum demiş. beğendiği birinin fiyatını sormuş, 1000TL, başka birtane 3000TL diğeri, 5000TL en sonunda kenarda mat tüylü yaşlı bir papağan görünce peki bu kaç para demiş. Dükkan sahibi 30000TL deyince şaşırmış ve onca güzel kuş yanında bunun fiyatı niye böyle demiş. Dükkan sahibi şu cevabı vermiş; Hanımefendi görünüşü bilmem ama bütün papağanlar o ne derse yapıyorlar demiş.
Duyunca önce ben okadar yaşlımı gözüküyorum diye küfür edecekken sonra gururum okşandı.
İnsan emekli de olsa eski alışkanlık, Pazar miskinlik günü. Sabah bir tomar ilacımı aldıktan sonra kahvaltı edip gazetelere göz gezdirdim. Pazar gazeteleri en sevdiklerim, zira gazetelerde Pazarları biraz daha gevşek, daha ılıman oluyorlar.(En azından benim okuduklarım) Eli kılıçlı köşe yazarları bile biraz insani, biraz laylaylom yazılar yazıyorlar. Bugün beni çok gururlandıran, bir Türk ve Türk asıllı kız sporcumuzun 110 engellide Avrupa şampiyonu olması oldu. Arada, bunca karanlık gündem arasında, böyle şeyler insanın içini aydınlatıyor.
Sevgili sapık köşe yazarım Serdar Turgut' tan bir site öğrendim. http://www.deathclock.com/. Büyük ihtimal benim dışımda herkes biliyordur ama işin özü şu; siteye girip yaş ve diğer alışkanlık, bedensel bilgilerinizi veriyorsunuz, site size ölüm tarihinizi ve kaç saniye ömrünüz kaldığını söylüyor. Hiç bir ilmi değeri olmasada insanın ekranda azalan saniyelerini seyretmesi ilginç.
Şimdilik herkese uzuuuuun saniyeler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)